Peçe takmak dinen caiz midir ?

Emir

Yeni Üye
Peçe Takmak Dinen Caiz midir? Tarih, Fıkıh ve Günümüz Açısından Kapsamlı Bir Değerlendirme

Peçe Takmak Dinen Caiz midir? Konuya Sadece “Evet-Hayır” Diye Bakmak Yeterli mi?

Bu konu hakkında forumlarda yapılan tartışmaları okurken dikkatimi çeken bir şey var: Peçe denildiğinde mesele çok hızlı biçimde “farz mı, değil mi?” sorusuna indirgeniyor. Oysa biraz araştırınca bunun yalnızca bir kıyafet tercihi olmadığını, fıkıh, tarih, kültür, kadınların kişisel tercihleri, toplumdaki mahremiyet anlayışı ve hatta modern hukukla kesişen oldukça geniş bir mesele olduğunu görmek mümkün.

Öncelikle “peçe” ile “başörtüsü”nü birbirinden ayırmak gerekiyor. Başörtüsü saçları, boynu ve göğüs bölgesini örten tesettür biçimidir. Peçe veya niqab ise yüzü örten, gözleri açıkta bırakabilen bir örtüdür. Buradaki temel dinî tartışma da tam olarak yüzün örtülmesinin hükmü üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Benim kanaatimce konuyu sağlıklı biçimde anlayabilmenin ilk şartı, “İslam tesettürü emrediyor mu?” sorusuyla “İslam yüzün mutlaka örtülmesini emrediyor mu?” sorularını birbirine karıştırmamaktır. Birincisi konusunda klasik İslam hukukunda güçlü ve yaygın bir görüş birliği bulunurken, ikincisinde mezhepler ve âlimler arasında önemli görüş ayrılıkları vardır.

Kur’an’da Peçe Açıkça Emrediliyor mu?

Kur’an’da kadınların örtünmesiyle ilgili en önemli ayetlerden biri Nûr sûresi 31. ayettir. Ayette mümin kadınlara iffetlerini korumaları, ziynetlerini göstermemeleri ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emredilir. Diyanet'in tefsirinde de bu ayetin kadınların örtünmesine ilişkin temel ayetlerden biri olduğu belirtilmektedir.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Ayette “yüzünüzü mutlaka örtün” şeklinde açık ve doğrudan bir ifade bulunmaz.

Ahzâb sûresi 59. ayette ise Hz. Peygamber'in eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara dış giysilerini üzerlerine almaları söylenir. Diyanet tefsiri bu ayetin tarihsel bağlamında kadınların dışarı çıkarken kullandıkları dış giysinin, tanınmaları ve rahatsız edilmemeleriyle ilişkili olduğunu açıklar.

Dolayısıyla Kur’an'daki örtünme ayetlerinden doğrudan “peçe bütün Müslüman kadınlara kesinlikle farzdır” sonucu çıkarmak, ayetin lafzı ile fıkıh yorumunu aynı şey kabul etmek olur.

Burada asıl tartışma başlıyor: Yüz, tesettür kapsamında zorunlu olarak örtülmesi gereken bir bölge midir?

Fıkıh Mezheplerinin Yaklaşımı Neden Birbirinden Farklı?

Diyanet'in açıklamalarına göre Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî mezheplerinde genel yaklaşım, kadının yüz ve elleri dışında kalan bedeninin örtülmesi gereken yerler arasında bulunmasıdır. Hanefî mezhebinde ayrıca ayaklarla ilgili farklı bir görüş de vardır.

Bu noktada önemli olan şu: Eğer yüz zaten mutlak biçimde avret kabul edilseydi, peçe konusunda bugünkü anlamıyla bu kadar kapsamlı bir fıkıh tartışmasının ortaya çıkması beklenmezdi.

Nitekim akademik kaynaklarda da Sünnî hukuk ekollerinin yüz örtüsü konusunda farklı yaklaşımlara sahip olduğu görülmektedir. Cambridge University Press'te yayımlanan bir çalışmada, Şâfiî ve Hanbelî hukukçuların yüz örtüsüne daha zorunlu bir anlam yükleyen yaklaşımlar geliştirdiği, Hanefî ve Mâlikî geleneklerinde ise yüz ve ellerin açık kalmasına dayanan yaklaşımın öne çıktığı belirtilmektedir.

Fakat burada ikinci bir ayrım daha yapmak gerekiyor. “Yüz avret değildir” demek, “kadının yüzünü hiçbir şart altında örtmesine gerek yoktur” demek değildir.

Bazı fıkıh yaklaşımlarında fitne, dikkat çekme veya belirli toplumsal şartlar gibi unsurlar ayrıca değerlendirilmiştir. Yani hüküm yalnızca anatomik bir “avret sınırı” meselesi olarak ele alınmamıştır.

Bu ayrım bence günümüzdeki tartışmaların büyük bölümünü açıklıyor.

Peçenin Tarihsel Kökeni İslam'dan Önce mi?

Peçeyi sadece İslam'ın ortaya çıkardığı bir kıyafet olarak değerlendirmek tarihsel açıdan doğru olmaz.

Eski Yakın Doğu toplumlarında kadınların örtünmesiyle ilgili uygulamalar İslam'dan çok daha önce vardı. Örneğin Metropolitan Museum of Art'ın yayımladığı Orta Asur kanunları üzerine çalışmada, kadınların kamusal görünümüne ilişkin kuralların bulunduğu ve bazı kadın gruplarının peçe kullanmasının hukukî statüyle bağlantılı olduğu görülmektedir.

Bu çok önemli bir tarihsel ayrıntı.

Çünkü kıyafetlerin anlamı sadece dinlerden oluşmaz. Bir toplumda örtü; sosyal sınıfı, medeni durumu, saygınlığı, statüyü, mahremiyeti veya kamusal alandaki konumu ifade edebilir.

Dolayısıyla İslam'ın ortaya çıktığı dönemde yüz ve beden örtme uygulamalarının bulunduğu tarihsel bir çevre zaten vardı. İslam'ın getirdiği tesettür hükümlerini bu tarihsel ortamdan tamamen kopuk düşünmek yerine, o dönemin sosyal şartlarıyla birlikte değerlendirmek daha sağlıklı görünüyor.

Buradan “Peçe İslami değildir” sonucu da çıkarılamaz. Daha doğru ifade şu olur: Peçe İslam'dan önce de bilinen bir uygulamaydı ve İslam toplumlarında daha sonra farklı dinî yorumlarla benimsenmiş veya şekillendirilmiştir.

Peçe Takmak Caiz midir?

Burada “caiz” kelimesinin anlamına dikkat etmek gerekiyor.

Fıkıhta caiz, genel olarak yapılmasına dinen izin verilen şeyi ifade eder. Bu nedenle “Peçe takmak caiz midir?” sorusuna, mezheplerin yüz örtüsüyle ilgili görüşleri dikkate alındığında, “Evet, peçe takmanın dinen sakıncalı olmadığı görüşü vardır” şeklinde cevap vermek mümkündür.

Ancak bundan “Her Müslüman kadın peçe takmak zorundadır” sonucu çıkarılamaz.

Diyanet'in ilgili açıklamalarında kadınların el, yüz ve ayakları dışında kalan bedenlerinin örtülmesi gerektiği belirtilmekte; örtünmenin şeklinin ise ayrıntılı biçimde belirlenmeyip örfe bırakıldığı ifade edilmektedir.

Bu yaklaşım açısından bakıldığında peçe, tesettürün mümkün biçimlerinden biri olarak değerlendirilebilir; fakat yüzün örtülmesini herkes için aynı derecede zorunlu gören bir hüküm çıkarılamaz.

Burada mezhep farklılıklarını “bir taraf doğru, diğer taraf yanlış” şeklinde değerlendirmek yerine, klasik İslam hukukunun kendi içindeki yorum çeşitliliğini kabul etmek daha doğru olur.

Peçe Takmak İsteyen Bir Kadının Niyeti Önemli mi?

Bence modern tartışmalarda en fazla gözden kaçırılan noktalardan biri burası.

Bir kadın peçe takıyorsa bunun sebebi mutlaka ailesinin baskısı değildir. Aynı şekilde her peçeli kadının bunu tamamen özgür iradesiyle yaptığı varsayımı da doğru değildir.

İnsan davranışları tek bir sebeple açıklanamayacak kadar karmaşıktır.

Bir kadın bunu ibadet olarak görebilir. Başka biri mahremiyet duygusunun bir parçası olarak değerlendirebilir. Bir başkası ailesinden veya çevresinden etkilenmiş olabilir. Başka bir kadın ise dini araştırdıktan sonra kendi tercihiyle bu uygulamayı benimseyebilir.

Dolayısıyla “peçeli kadınların tamamı baskı altındadır” demek de, “peçe takan herkes tamamen özgür tercihte bulunmuştur” demek de gerçek hayattaki çeşitliliği görmezden gelir.

Nitekim güncel akademik araştırmalar, yüz örtüsü tartışmalarında kadınların iradesinin çoğu zaman toplumsal ve siyasal tartışmalar arasında geri plana itildiğine dikkat çekmektedir.
 
Üst