Filmlerde 15A ne demek ?

Emir

Yeni Üye
Filmlerde 15A Ne Demek? Bir Sinema Salonunda Başlayan Küçük Bir Merakın Büyük Hikâyesi

Geçenlerde bir arkadaşımla sinemaya gitmek için bilet alıyorduk. Gösterim saatlerine bakarken filmin yanında küçük bir ifade dikkatimi çekti: 15A. Arkadaşım bunun yalnızca yaş sınırını belirten bir işaret olduğunu söyledi. Ben ise ister istemez merak ettim. Neden bazı filmlerde 15A yazıyordu da bazılarında 13+, 16+ veya 18+ gibi farklı ifadeler kullanılıyordu? Bu harfin arkasında nasıl bir sistem vardı? Daha da önemlisi, bir filmde 15A ibaresinin bulunması, o filmi izlemek isteyen herkes için ne anlama geliyordu?

Belki siz de bir sinema salonunun önünde beklerken, bir internet platformunda film seçerken veya arkadaşlarınızla hangi filme gideceğinize karar verirken bu ifadeyle karşılaşmışsınızdır. İlk bakışta basit görünen bu işaret, aslında sinemanın toplumla, aileyle, çocukların gelişimiyle ve özgürlüklerle kurduğu ilişkinin küçük ama önemli bir parçasıdır.

Gelgelelim, bu merakın cevabını yalnızca birkaç cümleyle vermek istemiyorum. Çünkü bazen bir tabelanın arkasında koca bir hikâye saklıdır. Gelin, bu hikâyeye birlikte bakalım.

1. Bölüm: Sinema Biletindeki İki Karakter

O gün sinemanın girişinde üç kişiydik: Ben, uzun zamandır arkadaşım olan Murat ve onun üniversiteden tanıdığı Elif. Murat, plan yapmayı seven, bir sorunla karşılaştığında hemen çözüm üretmeye çalışan biriydi. Elif ise insanların söylediklerinin arkasındaki duyguları anlamaya çalışan, ayrıntıları gözden kaçırmayan bir karakterdi.

Bilet gişesindeki ekranda bir filmin yanında 15A ibaresini görünce Murat hemen telefonunu çıkardı.

"Dur, bunu araştırırız," dedi. "Yaş sınırıdır büyük ihtimalle. Kuralları öğrenelim, sonra hangi filmi izleyeceğimize karar veririz."

Elif gülümsedi.

"Kuralları öğrenmek güzel ama neden böyle bir sınıflandırma yapıldığını da anlamak gerekmez mi? Belki aynı film bir kişi için sıradan, başka biri için rahatsız edici olabilir."

Murat itiraz etmedi. Yalnızca omuz silkti.

"Önce sistemin nasıl çalıştığını öğrenelim. Sonra nedenlerini tartışırız."

İkisi de kendi açısından haklıydı. Murat belirsizliği ortadan kaldırmak, Elif ise meselenin insan tarafını anlamak istiyordu. Ben de ikisini dinlerken 15A ifadesinin sandığımdan daha fazla anlam taşıdığını fark etmeye başladım.

Peki, siz olsaydınız nereden başlardınız? Önce kuralı mı öğrenirdiniz, yoksa o kuralın neden var olduğunu mu sorgulardınız?

2. Bölüm: Filmlerde 15A Ne Anlama Geliyor?

Murat telefonunda araştırma yaparken ilk önemli ayrıntıyı bulduk: 15A, Türkiye'de kullanılan bir film sınıflandırma işaretidir ve genel olarak 15 yaşından küçüklerin filmi aileleriyle veya bir ebeveyn eşliğinde izleyebilmesine ilişkin bir sınıflandırmayı ifade eder.

Buradaki "A" harfi, aile veya ebeveyn eşliğinde izleme koşuluyla ilişkilidir. Ancak bu işaretin uygulanışı, filmin sınıflandırıldığı ülkeye ve geçerli mevzuata göre değişebilir. Dolayısıyla 15A ifadesini gördüğümüzde yalnızca yaşa bakmak değil, ilgili ülkedeki sınıflandırma sistemini de dikkate almak gerekir.

Elif ekrana bakıp bir soru sordu:

"Yani bu, filmin mutlaka kötü olduğu veya çocuklara hiçbir şekilde gösterilmemesi gerektiği anlamına gelmiyor, öyle mi?"

Tam da öyleydi. Yaş sınıflandırmaları bir filmi ahlaken iyi ya da kötü ilan etmek için değil, içeriği hakkında izleyiciye bilgi vermek ve özellikle çocukların gelişim düzeylerine uygun seçimler yapılmasına yardımcı olmak için kullanılır.

Bir filmde şiddet, korkutucu sahneler, cinsel içerik, yoğun argo, madde kullanımı veya çocukların anlamlandırmakta zorlanabileceği başka unsurlar bulunabilir. Sınıflandırma değerlendirmelerinde bunların niteliği ve sunuluş biçimi önem taşır. Her şiddet sahnesi aynı ağırlıkta olmadığı gibi, her dramatik hikâye de aynı izleyici üzerinde aynı etkiyi oluşturmaz.

Burada önemli bir ayrıntı var: 15A ifadesi, her ülkede aynı anlama gelen evrensel bir sinema kodu değildir. Örneğin İngiltere'de kullanılan 15 sınıflandırması ile İrlanda'daki 15A sınıflandırması birbirinden farklıdır. İrlanda'da 15A, 15 yaşından küçüklerin bir yetişkin eşliğinde izleyebileceği filmler için kullanılırken İngiltere'deki 15 kategorisi, 15 yaşından küçüklerin filmi sinemada izleyememesi anlamına gelir.

Bu nedenle bir internet sitesinde, yabancı bir film afişinde veya uluslararası bir yayın platformunda 15A gördüğünüzde, sınıflandırmanın hangi ülkeye ait olduğunu kontrol etmek en doğru yaklaşımdır.

Murat, araştırmasının sonucunu görünce memnuniyetle başını salladı.

"İşte bu! Önce terimin ne olduğunu öğrendik. Artık yanlış bir varsayımla hareket etmiyoruz."

Elif ise başka bir noktaya dikkat çekti:

"Fakat kuralı bilmek, bir çocuğun o filmden nasıl etkileneceğini bütünüyle anlamamızı sağlamıyor."

Hikâyemizin asıl meselesi de burada başlıyordu.

3. Bölüm: Yaş Sınırları Neden Ortaya Çıktı?

Sinema salonunda beklerken Elif'in sorusu beni geçmişe götürdü. Sinema, ortaya çıktığı ilk dönemlerden itibaren yalnızca eğlence aracı olmadı. İnsanlara farklı hayatları gösterdi, toplumsal çatışmaları görünür kıldı, savaşları anlattı, aşkı ve korkuyu yeniden yorumladı. Bazen toplumun değerlerini destekledi, bazen de o değerleri sorguladı.

Sinema yaygınlaştıkça filmlerin çocuklar üzerindeki etkisi de tartışılmaya başlandı. Özellikle 20. yüzyılda farklı ülkeler, filmlerin içeriğini değerlendirmek için çeşitli sansür ve sınıflandırma sistemleri geliştirdi. Ancak bu sistemler aynı amaçla veya aynı yöntemle kurulmadı.

Bazı ülkelerde devletin müdahalesi ön plandaydı. Bazılarında sektörün kendi sınıflandırma kuruluşları etkili oldu. Zaman içerisinde yalnızca filmin gösterilip gösterilemeyeceği değil, izleyicinin hangi yaş grubuna uygun olduğu sorusu da önem kazandı.

Bu tarihsel gelişmenin iki farklı yüzü bulunuyordu.

Bir tarafta çocukları yaşlarına uygun olmayan içeriklerden korumak isteyen aileler vardı. Diğer tarafta ise sanatın ifade özgürlüğünün gereksiz müdahalelerle sınırlandırılmaması gerektiğini savunan yönetmenler, eleştirmenler ve izleyiciler bulunuyordu.

Bu tartışma günümüzde de devam ediyor. Çünkü bir filmi sınıflandırmak, yalnızca teknik bir değerlendirme yapmak değildir. Aynı zamanda toplumun çocukluk, yetişkinlik, şiddet, cinsellik, korku ve ahlak hakkındaki görüşlerini de yansıtır.

Murat, bu noktada konuyu pratik açıdan ele aldı:

"Bir sınıflandırma sistemi olmazsa aileler film seçerken neyle karşılaşacaklarını bilemeyebilir. Bu açıdan bilgi verilmesi yararlı."

Elif ise farklı bir ihtimali gündeme getirdi:

"Doğru, ama her aile aynı değerlerle yaşamıyor. Üstelik bir ülkede sakıncalı görülen bir konu, başka bir ülkede eğitim veya sanat açısından önemli kabul edilebilir."

İkisi de tartışmayı kazanmak için konuşmuyordu. Biri sistemin işlevine, diğeri sistemin sınırlarına odaklanıyordu.

Belki de yaş sınıflandırmalarını anlamanın en iyi yolu, onları mutlak doğrular olarak değil, toplumsal ihtiyaçlar ve değerler çerçevesinde oluşturulan rehberler olarak değerlendirmektir.

Sizce yaş sınıflandırmalarında evrensel ölçütler kullanılabilir mi? Yoksa kültürel farklılıklar bu konuda kaçınılmaz olarak belirleyici midir?

4. Bölüm: Aynı Film, Üç Farklı Bakış Açısı

Sonunda filmi seçtik ve salona girdik. Film, ailesini kaybetme korkusuyla mücadele eden genç bir karakterin hikâyesini anlatıyordu. İçerisinde gerilim, sert tartışmalar ve birkaç şiddet sahnesi vardı. Hikâye ilerledikçe karakterin verdiği kararlar bizi de düşünmeye sevk etti.

Film bittiğinde ışıklar yandı. İnsanlar yavaş yavaş salondan çıkarken Murat hemen konuşmaya başladı.
 
Üst